Hikâyeyi birilerine anlatacak olsaydım muhtemelen bana gülerlerdi. Çünkü onlara hiçbir şekilde duygusal gelmezdi, sadece saçma bulurlardı.
Belki sadece Tony gülmezdi. Anlattığım bir hikâyeye güldüğü bir zamanı hatırlamıyorum.
Tony’i bir süredir tanıyorum. Doğuştan bize verilen adlarımızdan hoşlanmıyoruz çünkü herkes onları biliyor. Herkes bize öyle seslenebiliyor. Ama birbirimize seslendiğimiz isimleri kimse bilmiyor.
Tony, yaşlı bir adam gibi olan bir genç adam. Aklının sınırlarının dışına çıkmayacak filmleri seviyor. Yağmurlu havada futbol oynamayı seviyor. Kadınları seviyor. Zayıftan şişmana, kızıldan kumrala, hepsini. Sanırım şimdilerde onlardan fazla bahsetmemesinin sebebi, sonsuz olmadıklarını anlamış olması.
- M.
